Delilik, hassas insanların protestosudur.

Maradona good , Pele better , GEORGE BEST

En iyi bildiğim şeyler ahlak ve yükümlülüklerdir, bunu da futbola borçluyum.
— Albert Camus –

Futbol.
Dünyanın büyük bir kesimini peşinden sürükleyen salgın bir hastalık, uğruna göz yaşları akıtılan, stadyumlarda sabahlanan, insanların birbirini öldürecek kadar çıldırdığı bir inanış, modern zamanların en büyük dini, bir kabulleniş , tanrıdan sonra en büyük fenomen. Ve bizim gibi ruhunu ona küçük yaşlardan itibaren satmış, hayatı o topun merkezinde yaşamaya başlamışlar için , hayatın ta kendisi.

Ve elbette tüm dünyayı bu kadar avucunun içine alan futbol, her dönem kendi kahramanlarını yaratmayı bildi.Futbolun dünya geneline yaygınlaşmasından beri, Di stefano’sundan Dasaev’ine, Platini’sinden Van basten’ine, Pele’sinden Maradona’sına, Gerd müller’inden Ronaldinho’suna, Eusebio’sundan Zidane’ına , Metin Oktay`dan Lefter`e bir çok kahraman ortaya çıktı ve futbol sevgimizin sağlamasını yapmada bize yardımcı oldular.

Her futbol severin kahramanı ya da kahramanları farklıdır. kimileri daha disiplinli, kimileri daha güçlü, kimileri daha sert, kimileri daha zarif ve teknik, kimileri daha centilmen ve profesyonel, kimileri de benim gibi, amiyane tabiriyle daha “arıza” olanlarını sever.işte bu yüzden gönlümde futbola ayırdığım o baş köşenin en tepelerinde tek bir adamın ismi gezinir durur.

Eğer bana üç kişiyi çalımlayıp 30 yarddan liverpool’a nefis bir gol atıp tribünleri ayağa kaldırmak mı, dünya güzelini yatağa atmak mı diye sorsanız karar vermesi çok zor olurdu. şanslı biri olarak her ikisini de yaptım. ama birini 50 bin kişinin gözleri önünde – George Best –

George Best popstar statüsüne erişmiş ilk futbol yıldızıdıydı.Futbolun rock`n roll`unu icat etmişti. Futbol onunla birlikte gazetelerin arka sayfalarından cıkıp magazin sayfalarına taşınmıştı.Muhammed Ali boks için neyse ya da The Beatles müzik için neyse, George Best’de futbol için oydu.. 1960’lı ve 1970’li yıllarda futbol sahalarında ondan iyisi olmamıştı, hatta daha ileri gidersek yeşil sahalarda top süren gelmiş gecmiş en yetenekli futbolcu diyebiliriz onun için.
Bazılari buna itiraz edebilirler.Hatta çoğunluk klasikleşmiş bir cevap olarak gelmiş gecmiş en iyi futbolcunun Pele olduğunu, buna itiraz eden daha az sayıdaki bir kalabalıksa en iyinin Maradona olduğunu söyleyebilir. Aslında kimin ne söylediğinin bir anlamı yok.
Hatta Pele’nin “Seyrettiğim en büyük futbolcu George Best`tir “ ve Maradona”nin “George Best benim idolümdür” demesinin bile bir anlamı yok.

1969’da bir kere içkiyi ve kadınları bıraktım. hayatımda geçirdiğim en berbat 20 dakikaydı. -George Best-

George Best 22 Mayıs 1946’da, 2. dünya savaşı sonrası açlıkla boğuşan Belfast’ta liman işçisi bir baba ve ev kadını bir annenin çocuğu olarak doğdu.
Anneannesinin 2. doğum gününde hediye ettiği futbol topuna sarılarak uyuduğu çocukluk günleri hep bir gün büyük bir futbolcu olacağı hayaliyle geçti..
Hayali ,15 yaşındayken; hafta sonları futbol oynamak için gittiği kulüpte, en genci 18 yaşında olan oyuncuların oluşturduğu bir takımı 4–2 yenerken, iki gol atması ve bu maçta sergilediği üstün performans ile gerçeğe dönecekti. Manchester United’ın yetenek avcısı Bob Bishop, bu maçı tribünden seyredip maç biter bitmez dönemin Manchester United menajeri Matt Busby’e bir telgraf yollayacaktı : ‘’ Bir dahi buldum. ‘’

Hepimiz Einstein`ın dahi olduğunu duymuşuzdur. Çok azımız bu yargıyı tartabilecek durumdayız. Ama futbol, hayatın eğitim gerektirmeyen birkaç alanından biri. Maça gidip George Best`in üç adamın peşpeşe belini kırdığını gördüğünüzde, bir dahiyi seyrettiğinizi anlarsınız. – Simon Kuper, futbol yazarı –

Kısa bir süre sonra Manchester United’a transfer oldu.
17 yaşında çıkacağı ilk resmi maçına kadar geçen süreyi Manchester-Belfast hattında gidip gelerek geçirecekti. Bromwich Albion karşısında çıktığı bu maçtan iki bucuk ay sonra Burnley karşısına Old Trafford’daki ilk golünü atıyordu. İşler yoluna girmeye başlamıştı. Denis Law – Bobby Charlton –George Best ‘ten oluşan Manchester United’ın efsanevi hücum triosu bir araya gelmişti.
İlk efsanevi maçını 1966 yılında , o zamanın şampiyonlar ligi olan şampiyon kulüpler kupası`nın çeyrek finalinde çıkardı. Manchester United, Lizbon’da Stadium of Light’ta çoğunluğu 1966 Dünya Kupası kadrosundan oluşan Benfica’yı 5–1 yenerken, George Best iki gol atıyordu. Mac bitiminde elinde bıçakla sahaya giren bir seyirci, hatıra diye Best’in saçından bir tutam kesmek istiyor ve ertesi gün Portekiz gazetelerinin manşetini : ‘El Beatle’ süslüyordu. George Best bütün hayatı boyunca taşıyacağı 5. Beatle lakabını alacaktı.

Lizbon’daki olağanüstü oyunundan sonra, George’la Manchester sokaklarında dolaşırken her yaştan kadının onun çevresini nasıl sardığını gözlerimle gördüm. Mini etekli kızlar, bastonlu nineler. Trafik duruyordu. George’un futbolun ötesinde bir tutkuyla nasıl kuşatıldığına tanık oldum. Büyük taşra kentleri Londra’nın uydusu olmaktan çıkmaya başlıyordu. Liverpool Beatles’la birlikte ilgi odağı olmuştu, Manchester da sahnede yerini alıyordu. Basın George’u ‘beşinci Beatle’ ilan etmişti. O günlerde Manchester’da Wayne Fontana ve The Hollies gibi rock’n roll starları vardı, ama hiçbiri George kadar ünlü değildi. – Mike Summerbee, Manchester City`nin ünlü forveti –

1967 yılında Manchaster United lig şampiyonluğuna uzanıyor ve George Best gösterdiği muhteşem performans ile herkesi kendine hayran bırakıyordu..hemen ardından 1968”deki Avrupa şampiyonluğu finalinde normal süresi 1–1 biten ve uzatmaya giden maçta, Best’in attığı gol galibiyet kapısını açıyor, United, Benfica’yı 4–1 yenerek kupayı kazanıyordu. George Best zirvedeydi, İngiltere’de ve Avrupa’da yılın futbolcusu seçilmişti ve henüz 22 yaşındaydı..

Yedi Miss World`le yattığım söyleniyor. Doğru değil. Doğru rakam dört. Diğer üçünü geri çevirdim. – George Best –

Bir yere kadar her şey normal gitmişti. Ondan beklenen tek şey dünyanın gelmiş geçmiş en yetenekli futbolcusu olarak önüne gelen herkesi çalımlayıp, birbirinden güzel goller atmasıydı. Tanri onu dünyaya bunun için yollamıştı.Ama bir yerlerde bir kısa devre oldu. Tanrının bile hesaba katmadığı bir şey. Belki bir maç sırasında kafasına sert bir darbe almıştı , belki de henüz 22 yaşında futbolun doruk noktasına gelmiş yani daha iyisini yapamayacak hale henüz 22 yaşında erişmişti. Sebebinin ne olduğunu asla bilemeyeceğiz ama George Best hayatın futboldan ibaret olmadığını bir şekilde anlamış ve bunu anladığı zaman karşısında birbirinden güzel kadınlar ve birbirinden sert içkiler bulmuştu.

1970’li yıllar George best için şöhret; kumar, kadınlara olan aşırı tutku ve alkolizm arasında gidip gelmekle geçecekti.
Kafayı bulunca anlatmaktan hoşlandığı hikayelerinden biri şu şekildeydi ;
1970’lerde bir otelde kalıyordum, odaya kat görevlisi girdi ve etrafta bir gece önce kazanılmış on binlerce pound ve şampanya var, yatakta ise dönemin dünya güzeli yatıyor. Genç görevli bana sordu: “George , nasıl oldu da bu kadar düştün?”.

Alokole ve kadınlara karşı bu düşkünlüğün getirisi olarak 1974’de henüz 27 yaşındayken, yani futbolculuk kariyerinin en verimli döneminde olması gerekirken ‘devam eden alkol problemi, maçları ve antrenmanları kaçırması sebebiyle’ Manchester United’tan kovulacak, sonraki 10 yılda bir çok takımda top koşturduktan sonra 1983 yılında hareketli karakteri, muhteşem futbol yeteneği ve her zaman ön planda olan çalkantılarla dolu özel hayatıyla tanınan bir futbol efsanesi olarak Manchester United’ta ilk forma giydiği günden 20 yıl sonra 37 yaşındayken futbolu bırakacaktı.

Hayatımdaki her şeyi çalımladım, alkol hariç – George Best –

60’ların başındaki takım arkadaşı Eamon Dumpy, Best’in “başka hiçbir yere ait olmayan insanlara ev olan barları” sevdiğini anlatıyordu. “İnsanların hassaslıklarından dolayı suratlarını astıkları yerler değil, tam tersine bu özelliklerinin kutlandığı yerler.” Bulanık 1980 ve 1990’lı yıllar boyunca, Best değişmez bir şekilde Londra’daki nehir ile Kings Road arasına tıkılmış küçücük bir lokalde bulunabilirdi.

Günde 10 sise sarap ve 30 sise bira, kızlar, barlar, atlar ve ona kronik delilik ve güvensizliği ile ün yapmasını sağlayan 5 günlük alkol geceleri. İste George Best’in hayatinin özeti buydu.
Alkollü araç kullanırken bir mağazanın duvarına çarpıp yaralanıyor, kendisini durduran polislere saldırıp ceza evine düşüyor, alkollü olarak çıktığı spor programında küfür ediyor ve yapılan eleştiriler karşısında kendisine has esprili bakışıyla “alkolizm üzerine yapılan en kötü program oldu “ diyebiliyordu..

2002 yılında karaciğer nakli olmak zorunda kalması bile George Best’i alkolden koparamamıştı.

1 Ekim 2005’te soğuk algınlığı teşhisiyle gittiği hastanede, yapılan karaciğer naklinin ardından almak zorunda olduğu ilaçların alkolle karışarak iç kanamaya yol açtığı ve kaçınılmaz bir şekilde enfeksiyon kaptığı anlaşıldı..
27 Ekim’de İngiltere’de yayın yapan gazeteler “Efsane ölümle pençeleşiyor” başlıklarını kullanarak, kötüye giden durumu bütün dünyaya yaydılar..George Best, 25 Kasım 2005’te akciğer enfeksiyonu ve organ yetmezliğinden dolayı 59 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Bazı gazetelerde ölmeden önce “benim gibi ölmeyin” dediği yazılsa da, buna inanmak güç çünkü 1991 yılında Esquire dergisine verdiği bir röportajda “pişmanlık duyduğunuz, keşke dediğiniz şeyler neler?” sorusuna şu karşılığı veriyordu: ‘1971”de, Chelsea maçında attığım penaltıyı kaleci Bonetti kurtardı. Keşke topu öbür köşeye gönderseydim.

Bardaktan boşalırcasına yağan yağmura rağmen cenazesine yüz bine yakin insan katildi.
Tüm İrlanda’da resmi binalarda bayraklar yarıya indirildi ve yerel mecliste George Best için devlet töreni yapıldı. Tören dolayısıyla yıllardır birbirleriyle savaşan katolik ve protestanlar bir günlüğüne aynı salonda toplandılar.George Best, Belfast’ın doğusundaki Roselawn mezarlığında, annesi Ann’in yanı başına defnedildi.

Ölümünün ardından Kuzey İrlanda’nin başkenti Belfast’ta bulunan havaalanına George Best’in adi verildi ve Ulster Bankası, sadece 1 milyon basılacak 5 pound`lukların üzerine Best`in resminin konulacağını duyurdu.

Uzun zaman önce bana söylediği bir şeyi hatırlıyorum. George çok gençken, henüz 20’lerinde ve şöhretinin doruklarındayken, bir gün kendini bitireceğine inandığını söylemişti. Ve ondan sonraki hayatı ise bir çeşit intihar mektubu gibi. – Matt Busby , Manchaster United”in eski hocası –

Bir daha dünyaya gelecek olsam, George Best olmak isterim. Dahiydi, bütün kadınlar ona aşıktı, bütün şarapları o içti. – Barry Fry, Manchaster United altyapısından eski takım arkadaşı –

George, 60”ların gençliğinin bütün hayallerinin timsaliydi. O yıllar özgürlük ve kendini ifade etme zamanıydı. Ve George, özgürleşmek isteyen gençliğin sembolüydü. – Sir Alex Ferguson –

Cennetteki ilk antrenmanında sağ açığa geçip, sol bekteki Tanrı’nın başını döndürmüştür. bana takımında bir yer ayırtmasını çok isterim. Best’in takımında tabi, Tanrı’nınkinde değil. – Eric Cantona –

Facebook Yorumları

en son yazılar

alex morgan furbol kadın

En güzel 10 bayan futbolcu

Dünyanın en güzel kadın futbolcuları kimler? Futbol oynamak birçok uzman tarafından kadınlar
Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
En Başa Dön