Delilik, hassas insanların protestosudur.

Sex Pistols : Müziğin suratına atılan faça

“24 hours party people” filmi Sex Pistols’ın 20 Şubat 1976 günü efsanevi Manchester Lesser Free konseri ile açılır.Sahnedeki Johnny Rotten seyirciye şöyle bir bakıp “Umarım konser çıkışında evinize gider, annenizin kurabiye kutusundaki bütün parayı çalıp kendinize gitar alırsınız ve grubunuzu kurarsınız“ der.(orada bulunan çocuklardan biride Ian Curtis”tir ve Joy Division”ı kurup 2 albüm çıkardıktan sonra 24 yaşında kendisini aşarak intihar edecektir..)
Punk; insanlara herkesin olduğu kadar onların da gürültü çıkarma şanslarının olduğunu, buna hakları olduğunu söylüyordu üstelik bunu yaparken çok şey bilmeleri de gerekmiyordu ve bu çocukların çok hoşuna gitmişti….
Aslında okyanusun diğer tarafında daha önce Mc5 , Stooges ve Richard hell önderliğindeki Television ile punk lafı ortalıkta dönmeye başlamıştı – hatta Pattı smith’in 1975 çıkışlı Horses albümünü ilk punk albümü olarak adlandırmak ve hatta Punk’ın temellerini gerçek anlamda atan grubun Ramones olduğunu ve 1976 yılında çıkardıkları kendi adlarını taşıyan ilk albümde bu akımın şahaserlerinden birini ortaya koyduklarını söylemek hiç de yanlış olmaz..
Ama asıl patırtı kilometrelerce uzakta , İngiltere’de kopacaktı.

70’li yıllarda ekonomik ve toplumsal buhranın yaşamın her alanında sonuna kadar hissedildiği İngiltere’de en çok zarar gören kesim olan işçi sınıfı gençlerinin ; hayatlarının politik güç sahibi kişilerce yönetilen bir toplum tarafından önceden belirlendiğine inanmış olmaları , köklerini futurizm, dadaizm, nihilizm ve anarşizm“e dayayabileceğimiz punk akımının gelişmesine zemin oluşturdu.
İngiltere’de Punk şekillenirken Londra’nın güneybatısındaki ve Kings Road cıvarındaki gençlerin yaşam biçiminden , androjen görüntüsü ile David Bowie ve glitter rock’tan , Ramones, Heartbreakers, Iggy Pop, Richard Hell gibi kişi ve gruplarlardan , bazı blues gruplarının melodik alt yapısını ve isyanından , northem soul ve reggae’den beslendi.

– SWANKERS –

Manhattan’daki East VıIIage’da bulunan CBGB and OMFUG (Country, Blue Grass, Blues and Other Music For Uplifting Gormandizers) adlı küçük bir kulüp punk’ın ilk mabedi olarak tarihe geçti.Burada verilen konserler yeni bir şeyin doğduğunu müjdeliyordu.
Tam bu sırada İngiltere’de küçük bir moda dükkanı olan Malcolm McLaren, Amerika ziyaretinde isminden çok söz edilen CBGB’yi ziyaret edip, buradaki kültürü İngiltere’ye taşımak istedi. Zaten İngiltere’de bu tür müzikler olduğu halde insanların fazla ilgilenmemesi yüzünden fazla öne çıkamıyordu.. Mclaren’in en büyük özelliklerinden biri her şeyi paraya çevirebilecek bir beyine sahip oluşuydu..
Ortağı Vivienne Westwood ile açtıkları dükkan 1971’de Teddy Boy kıyafetlilere satan Let İt Rock iken, 1973’de motor giysileri ve Marlon Brando tişortları satılan Too Fast To Live Too Young To Die olmuş 1974’de ise adı Sex olarak değiştirilmiş ve sado / mazo kıyafetleri satıyorlardı…
75 yılında Malcolm McLaren İngiltere`ye döndüğünde kafasında bir grup vardı. Bu grup hırçın, kendinden emin, insanları, hem müzikleri, hem görünüşleri hem de hareketleriyle şaşırtması gereken bir grup olmalıydı.

Hafta sonları Mclaren”in dükkanına takılan çocuklardan biri olan Steve Jones’un “Swankers” adlı bir grubu vardı ve Jones, Mclaren`a grubu için prova yapabilecekleri bir yer bulması için sürekli baskı yapıyordu..
Bu baskılar sonuç vermiş ve Malcolm Mclaren; Covent Garden Community Centre’da Jones ve arkadaşlarına prova yapmaları için gün ayarlarken gruba bir de basçı bulmuştu : Glen Matlock.
Ama hala bir vokalist bulmaları gerekiyordu….

– PINK FLOYD`TAN NEFRET EDiYORUM –

1975 yılında Johnny Lydon , Sid (John Simon Ritchie ) ile birlikte king croos`ta bir gecekonduda yaşıyordu.
“the johns” adlı bir çeteleri vardı.Bu eğitim düzeyi düşük , kafaları pek çalışmayan güruhun liderliğini diğerlerine göre daha iyi bir eğitim almış ve gerçekten iyi işleyen bir beyni olan johnny lydon yapıyordu.
lydon ; her dediğini hiç düşünmeden yapan saldırgan ev arkadaşına , faresinin adı olan “sid” ismini koymuştu.
(sid ;1976 yılının Haziran ayında Sex Pistols”in 100 Club’ta verdiği bir konserden sonra bir gazetecinin suratını paslı bir motorsiklet zinciri ile darmadağın ederek kabadayılık damarının ne denli kabardığını herkese gösterecek , böylece Lydon, bizim, içi fikir fikir kaynayan delikanlıya ‘Vicious’ adını da bahsedecekti)
Sid ve Lydon yeşil saçları ve Lydon’un üzerinde “I Hate Pink Floyd” yazan t-shirt’üyle King Road’a takılıyorlardı ve burada bulunan “sex” adlı dükkan takılmaktan zevk aldıkları yerlerden biriydi.
Malcolm Mclaren, Johnny Lydon”a grupta vokalistlik yapmasını teklif etti ve McLaren’in dükkanın da bulunan jukebox’ta çalan Alice Cooper’in “School’s Out” parçasına eşlik etmesini isteyerek ilk denemesini yaptı .Lydon şarkı söyleyemiyordu ama bu önemli değildi çünkü grubun diğer üyeleri de enstrüman çalmayı bilmiyorlardı.

Steve Jones, Lydon’a kirli , yeşil renkteki çürük dişleri yüzünden Rotten ( çürük) ismini verdi.
Grubun ismi de “Sex Pistols” olarak değiştirildi..

– MÜZİK DEĞİL , KAOS İSTİYORUZ –

Mclaren’in dükkanının arka tarafındaki bir odada çalışmalara başladılar.Başlangıçta Small
Faces gibi 60’lı yılların gruplarının parçalarını coverlıyorlardı.Bir yandan da Rotten şarkı sözü yazmaya uğraşıyordu.
İlk konserlerini 1975 yılının kasım ayında London Cross Road’daki, St. Martin Sanat Koleji’nde Adam Ant’ın grubu Bazooka Joe’nun ön grubu olarak verdiler.sonuç bir felaketti, konsere gelenler onlara sadece 15 dakika dayanabilmişlerdi.Ertesi gün başka bir konsere daha çıktılar, bu sefer ki konser yarım saat sürmüştü.
1976 yılına gelindiğinde grup yavaş yavaş bir hayran kitlesi oluşturmaya başlamıştı.Artan şöhretleri sebebiyle Fransa’da Mont De Marson’da gerçekleşen Punk Festivali’ne davet edildiler..

Sex Pistols’in müziği, Ramones’unkinden bile çığdı.Akoru kaçmış bir gitarla yapılan ritimler, Sex Pistols’in esas dayandığı şeydi.Vokalist Johnny Rotten biraz şarkı söyleyip biraz bağırarak sisteme sayıp sövüyor ve sahnede gördükleri karşısında şoka girmiş olan seyirciye aslında istedikleri şeyin ne olduğunu haykırıyordu;

` -Müzik Değil, Kaos İstiyoruz’.

Sahne önündeki seyircinin birbirine girmesi , sürekli çıkan kavgalar ve gördükleri hasarlardan dolayı hiç bir mekan grubun konser vermesini istemiyordu.
Konser verebilmek için striptiz kulüpleri de dahil bulabildikleri heryerde çalıyorlardı, imdada efsanevi 100 club yetişti.Grup her çarşamba Oxford Caddesinde bulunan 100 Club’da çalmaya başladı.
Ama 100 Club’da düzenlenen ve Sex Pistols`in yanında The Damned, The Clash, The Vibrators ve Sid Vicious’ında aralarında bulunduğu Sioxie and The Banshees’ inde sahne aldığı Punk Rock Festivali’nde grup sahnedeyken fırlatılan bir bardak, sütunlardan birine çarpıp parçalandı ve 18 yaşındaki bir kızın kör olmasına sebep oldu. Bu olaydan sonra 100 Clup; Sex Pistols’in işine son verdi.

– TANRI KRALİÇEYİ KORUSUN –

8 ekim 1976 ‘ da grup EMİ ile 40000 poundluk bir anlaşma imzaladı.Anlaşmanın hemen ardından 26 kasım’da ilk 45`lik ‘Anarchy in the UK’ piyasaya çıktı.

Ben İsa karşıtıyım./Ben bir anarşistim/Ne istediğimi bilmiyorum/ Ama nasıl elde edeceğimi biliyorum/ Sokaktaki herkesi yok etmek istiyorum/Çünkü derdim anarşi olmak/ Kimsenin kulu kölesi olmadan/…/ ingiltere’ye anarşi/ Cok yakında gelecek belki/ Randevu saatini yanlış ver/ Bir trafik şeridini kapat/ Gelecekte ki düşün/ Bir alışveriş planıdır/ Çünkü derdim anarşi olmak şehirde/…/ İstediğini elde etmenin pek çok yolu var/Ben en iyisini kullanırım/ Ben geri kalanı da kullanırım/ Ben N.M. E yi kullanırım/ Ben anarşiyi kullanırım/ Çünkü anarşi olmak istiyorum/ Varolmanın başka yolu yok/…/ Bu M.P.L.A ‘mı ?/Bu U.D.A mı?/Bu İ.R.A.mı?/ Bana kalırsa Bu ingiltere/ Herhangi başka ülke/Başka bir konsey dönemi/ Anarşi olmak istiyorum/Anlıyorsun ya beni ?/ Ve anarşist olmak istiyorum/Kafan bozulsun/Yok et!

Parça ; Rotten’in alay dolu kahkahasından, son saniyelerine kadar tam bir punk parçasıydı ve listelere orta sıralardan girip 55000 sattı.
Aralık 1976’da grup Thame TV’nin ailelere yönelik prime time programı olan “London Weekend Television’s Today” programına katıldı.aslında programa Queen ‘in katılması gerekiyordu ama son anda yapılan bir değişiklikle Sex Pistols’in katılmasına karar verilmişti. Program akşamüstü işlerinden dönüp , en sevdikleri sunucu Bill Grundy’i izlemek için can atan İngilizlere tam anlamıyla şok yaşattı.Rotten`in programın sunucusuna sürekli “siktir”, “sikilmiş”, “göt” diye hitap etmesi prime time’da ailelere yönelik bir programın muhafazakar izleyicilerinin kaldıramayacağı bir şeydi.
Ertesi gün gazete manşetlerinde Sex Pistols vardı.Basın grubu yerden yere vuruyordu.
EMI , programın ardından 40000 pound tazminat ödeyerek grupla sözleşmesini fes etti.
Program ‘Anarchy’ turnesini de sekteye uğrattı.Gitmeyi planladıkları birçok yere gidip çalamadılar..

1977 yılının şubat ayına gelindiğinde sokakta kendisini tanıyanlardan yediği dayaklardan bıkan Glen Matlock gruptan ayrıldı.Yerine johnny rotten’in eski ev arkadaşı ve aynı zamanda Sioxie and The Banshees’ in davulcusu olan Sid vicious gruba baş gitarist olarak katıldı.
Sid, Sex Pistols’da yedek baterist olarak görev yapmıştı fakat daha önce hiç baş gitar çalmamıştı. Bu dönemden sonra Sex Pistols daha cüretkar bir havaya büründü. Fanatikleri kendilerini “Punk” olarak adlandırmaya başladılar. Sid, grubun kışkırtıcı karakterini en üst noktaya taşıdı. Konserlerinde üzerinde gamalı haç bulunan tişörtler giydi. Slogan olarak seçtikleri “No Future” artık kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan bir nesle gönderme yapıyordu.
Vicious ile birlikte herşey daha da kaosa girdi. Eroin kullanıyordu, selfdestruct (kendi kendine zarar verme) hastasıydı ve gerçekti.
Mart 1977’de grup A&M ile Buckingham Sarayı’nın önünde yeni bir anlaşma imzaladı .Ama A&M ikinci kırbeslikleri ‘God Save the Queen’i yayınlama sözü vermesine karşın, bağlı olduğu diğer müzisyenlerden gelen tepkiler üzerine 75.000 Sterlin verip Pistols’in kontratını fes etti.
3 ay sonra Pistols; üçüncü ve son anlaşmasını, Richard Branson’un plak şirketi Virgin’la yaptı. Virgin Records’un basın bildirisinde Pistols; “Topluma ve klasik rock anlayışına olan inançlarını yitirmiş bir grup… İşçi sınıfından gelen 4 genç. Bir zamanlar hayran oldukları gösterişli rock gruplarının tam tersi şekilde davranıyorlar. Bu güne kadar duymak istedikleri müzik tarzını hiç bir grup veya sanatçı gerçekleştiremedi, böylece bu müziği kendileri yapmaya başladılar. Aşk parçaları söylemiyorlar, iyiliğe inanmayan ve varoşlarda yaşayan insanlar, baskı, nefret ve agrasiflik hakkında parçalar yapıyorlar.” diye tanımlanıyordu.
Tam da İngiltere Kraliçesi’nin tahta çıkışının 25. Yıl dönümü kutlamaları yapıldığı sırada Sex Pistols , İngiltere milli marşından apartma bir şarkı olan “God Save The Queen“i çıkardı.

Tanrı Kraliçeyi korusun/ Onun faşist rejimini de/ Sizi bir moron, potansiyel bir hidrojen bombası yapan/ …/Tanrı Kraliçeyi korusun/ O bir insan değil/ Gelecek yok, İngiltere’nin hayallerinde/…/Tanrı Kraliçeyi korusun/Harbi diyoruz adamım/ Kraliçemizi seviyoruz, Tanrı böyle buyuruyor/…/ Tanrı Kraliçeyi korusun/ Turist eşittir paradır/ Ve göstermelik liderimiz, hiçte göründüğü gibi değil/…/ Tanrı çılgın geçit törenlerini korusun/ Yüce Tanrı bağışlayıcıdır/Bütün suçlar cezasını bulur./…/ Gelecek yoksa eğer/Günah nasıl mümkün olur ki?/ Biz çöp tenekesindeki çiçekleriz/Biz geliriz, sizin insan makinenizdeki…

Şarkı İngiliz milliyetçiliğinin kalbine saplanan bir ok gibiydi.BBC’nin sansürüne rağmen hızlı bir çıkışla New Musical Express listesinde birinciliğe, resmi listelerde ise ikinciliğe kadar yükseldi (bazı yorumcular parçanın listelere girmesine engel olabilmek için ellerinden geleni yapmışlardı).
Sex Pistols 45’ligin başarısını kutlamak üzere, Thames nehrinde turlar düzenleyen bir gemide parti verdi. Gemi Parlamento Binası önünden geçerken, grup “Anarchy İn The UK’i çalmaya başladı. Buna engel olmak isteyen polisle arbede çıktı.Ertesi gün basın Pistols’i “toplum düşmanı” olarak hedef gösterdi.Faşist İngilizler tarafından grup saldırıya uğradı. Rotten bıçaklandı. Paul Cook demir çubuklarla dövüldü.

Grup; 2 Temmuz 1977’de üçüncü 45’lik “Pretty Vacant” ve hemen ardından 15 Ekim 1977’de “Holidays in the Sun” piyasaya çıkardıktan sonra 28 Ekim 1977’de ilk ve son albümleri “Never Mind the Bollocks, Here’s the Sex Pistols”i çıkardı.Albüm ingiltere listelerine 1 numaradan girdi.

– AMERİKA TURNESİ –

1978 yılına grubun amerika turnesi damgayı vurdu.Amerikan hükümetinin vize vermemek için çıkardığı onca sorun aşıldıktan sonra başlangıçta 19 konser olması düşünülen Amerika turnesine çıktılar.
Amerika turnesi sırasında grup elemanlarının aralarındaki sorunlar daha da gün ışığına çıktı.
Rotten ve Vicious beraber bir araçla seyehat ederken steve Jones ve Paul cook uçakla seyehat ediyorlardı ve Rotten’a göre bir grup beraber seyahat etmiyorsa bitmiş demekti.
Malcolm Mclaren grupla ilgilenmekten çok Julien Temple ile beraber kotarmaya çalıştığı ve baş rolünde Sex Pistols’in olacağı film ile uğraşıyordu.
Ama bütün bunlardan da önemlisi Johnny Rotten Amerika turnesi sırasında o zamana kadar gerçekten göremediği bir şeyi, Malcolm mclaren’in anarşist provakatör görünüşünün altında yatan para hırsı bürümüş gerçek yüzünü görme fırsatı bulacaktı.
Amerika turnesinin son konseri olan San Francisco Winterland balo salonu’nda 14 Ocak 1978’de Johnny rotten seyirciye “siz hiç kendinizi kandırılmış hissettiniz mi?” diye sordu ve sonra elinden mikrofonu atarak sahneyi ve grubu terk etti.
Malcolm mclaren için grup iyi bir para kapısıydı ve bunu kaybetmek istemiyordu. Rotten’in ayrılışından sonra ünlü tren soyguncusu Ronnie Biggs’in yeni vokalist olduğunu açıkladı ve steve jones ve pauk cook ile birlikte albüm kaydetmek için brezilya’ya gitti.
Bir kaç ay sonra Johnny Rotten tekrar kendi soyadı olan Lydon’a dönüp P.I.L olarak bilinen Public Image Limited`i kurdu.
Sid Vicious amerika dönüşünde uçakta eroin komasına girdi..

-SID`İN HAKKI SID`E –

Sid vicious ( J. Simon Ritchie ) 10 mayıs 1958 de londra”da doğdu.Babası John Ritchie ve annesi Ann Randall o küçük yaştayken boşandılar.8 yaşına kadar annesini bir daha görmedi.(annesi bu süre zarfında londra”yı terkedip ibiza”ya gitmiş ve orada uyuşturucu satarak hayatını kazanmıştı.) 8 yaşında annesiyle tekrar yaşamaya başlaması hayatındaki yol ayrımınında başlangıcıydı.Uyuşturucularla ilk kez annesi sayesinde tanıştı.

Bundan sonra önünde Londra’nın merkezini ve banliyölerini, özellikle de “East End” semtini arşınlamakla geçecek yıllar vardı..Gri, klostrofobik apartman blokları arasında labirentteki fareler gibi yaşıyordu.Bu onu saldırgan ve önceden ne yapacağı kestirilemeyen bir adam haline getirdi.

Glen matlock”ın Sex Pistols”dan ayrılması üzerine gruba baş gitarist olarak katıldı.Aslında baş gitar çalmayı bilmiyordu ama grubun imajına katkısı olacağı için o seçilmişti.

Sid giyim tarzından yaptığı haraketlere kadar diğerlerine ilham kaynağı oluyordu.Örneğin bir konser sırasında insanları yararak, iterek, yumruklayarak yürümesi pogonun ortaya çıkmasına sebep olmuştu.
Üzerinde gamalı haç baskısı bulunan t-shirtler, çengelli iğneler ve sahneden ettiği küfürler insanları provakate ediyordu.
Amerika turnesi kapsamında , Teksas’ta verdikleri konserde gruba ilgi göstermeyen seyirciye sinirlenmiş ve mikrofonu Rotten’dan alıp : “bu arazideki tüm kovboylar düzülmekten takatı kalmamış göt delikleridir” demişti. Ortalık bir anda karışmış, izleyicilerin sahneye attıkları bir içiçek kutusu sid’in dudağına gelmişti. Dudağı kanamaya başlayan sid , sahneye çıkmaya çalışan izleyicilerden birinin kafasına baş gitarıyla vurmuş ve dudağından akan kanı tüm vücuduna sürerek konsere devam etmişti.
Çok basit şeyler için he rşeyi yapabilirdi.Sırf harley devidson çizmelerini çok beğendiği ve ona vermediği için ünlü rock`n roll gazetecisi Nick Kent’i uyurken bıçakla öldürmeye kalkışmıştı.

Sex pistols`in dağılmasının ardından The Vicious White Kids adlı kendi grubunu kurdu. Grubun ömrü 9 ay sürecekti…

12 Ekim 1978 “de Sid’in sevgilisi Nancy Spungen; Chelsea Oteli’nde ki odalarında karnından bıçaklanmış bir şekilde ölü bulundu.O gün saat 10.50’de biri Chelsea Oteli’nin resepsiyonuna telefon edip 100 no’lu odaya bakılmasını istemişti.Polis odaya girdiğinde Sid’i yatağın üstünde otururken buldu. Nancy’nin cansız bedeni banyo küvetinin içinde duruyordu ve kan izleri Sid’in bulunduğu yataktan Nancy’nin cesedine kadar düzenli bir sıra içinde damla dama yerlerde iz yapmıştı. Soruşturma sırasında Sid, “O oldu ve bu benim, benim pis bir köpek oluşum yüzünden.” diyordu. Biraz sonra ise küstahlığına yaraşır bir üslupla, “Beni tutuklayamazsınız. Ben bir rock’n roll yıldızıyım.” diyebiliyordu.

Nancy’nin öldüğü gece uyuşturucu bulamamışlardı ve torbacıları onlara yüksek dozda uyku hapı vermişti, hapı alan Sid fenalaşarak otelin koridorlarında deli gibi dolaşmaya başlamıştı.Onu uyaran bir zenciye “pis köle” demesi üzerine adamdan sağlam bir yumruk yemiş ve burnu kırılmıştı.Acı içinde otel odasına döndüğü zaman en az kendisi kadar delirmiş olan Nancy ile karşılaştı.Kavga etmeye başladılar. Nancy , sid’in zaten kırılmış olan burnuna bir tokat attı.Öfkeden gözü dönen Sid, Nancy’yi bıçakladı.
Karnından kanlar aktığı halde hiç birşey olmamış gibi yatağa uzanıp uyudular.
Sid sabah odadan çıkıp gitti.
Döndüğü zaman Nancy’nin cesedi ile karşılaştı.

Olaydan 10 gün sonra Sid, 50.000 dolar kefaletle serbest bırakıldı.Eski dostları imdadına yetişmişti.
Hatta Malcolm Mclaren üzerinde Sid ve Nancy’nin fotoğrafları olan tişörtlere ‘YAŞIYORUM-O OLDU-SİZİNİM’ yazarak pazarlamış ve kazandığı parayla Sid`in mahkeme masraflarını karşılayacağını iddia ediyordu..

Spungen’in ölümü hakkında değişik söylentiler çıktı. En sonunda, onun fazla dozda uyuşturucu aldığı ve Sid otel odasında uyurken gelen bir torbacının saldırısı sonucu olduğu yolundaki varsayımlar doğru kabul edildi. Kısaca, Sid paçayı ele vermedi ama neşeli halinden eser kalmamıştı.

Eroinden kafayı bulduğu birgün kendini banyoya kitleyip , bir jilet ve kırık bir ampulun camlarıyla kolları ve bacaklarındaki damarları kesti. Annesi onun ölme isteğini anlayışla karşılamış , kol ve bacaklarından kanlar süzülen oğlunun başında oturuyorken Malcolm Mclaren geldi ve korkunç bir manzarayla karşılaştı.. Annesi, Mc Laren’a bunun oğluyla arasındaki intihar anlaşması olduğunu anlatmaya çalışırken, hala bilinci yerinde olan Sid, dayanılmaz acı yüzünden Mclaren’e , ona ağrı kesici bulması için yalvarıyordu.
Hemen hastaneye kaldırılan Sid 2 hafta süren bir tedavi sonucunda iyileşti.
Vücudundaki yaralar iyileşiyordu ama ruhundaki yara hiç bir zaman iyileşemeyecekti.

Sid bu dönemde iyice eroine sarılacaktı.Kafası iyi bir halde asıldığı bir kızın erkek arkadaşı tarafından uyarılınca elindeki içki şişesini adamın suratında parçalayacak ve adam kör olmaktan zor kurtulacaktı.
Sid hayatında defalarca girdiği hapishaneye bir kez daha girecekti.
2 ay sonra serbest kaldığı zaman soluğu eski dostu Lerry Nolan ile bir eroin partisinde aldı.Bu onun hayata karşı son saldırısıydı.
2 şubat 1979 günü aşırı dozda eroin yüzünden oldu.

Vücuduna jiletle “give me a fix ( bana bir iğne verin ) yazacak, çıplak ayakla cam kırıklarının üzerinde pogo yapacak, sahneden beton zemine doğru stagedive denemesinde bulunacak, gelmiş geçmiş en büyük punk ikonu olmayı becerecek ve bütün bunları sadece 21 yıla sığdıracaktı.

Sid vicious; Keş , katil , genetik çöp ve toplumun yüz karası olabilirdi ama kim ne derse desin yalan ve taklit imajlarla dolu show dünyasının en gerçekçi ve kendi yolunu çizmiş temsilcisiydi.
O punk’ı sınırlarının da ötesine götürmüştü. “Gelecek Yok!” sloganı onunla gerçeklik boyutuna ulaşmıştı. Bazı yazarlar punk’ın Sid’in ölümü ile bittiğini yazarlar. Kim bilir belki de punk zaten ölü doğmuştu. Ama her kim isyanını iki-üç akorla haykırarak söylüyorsa, pogo yapıyorsa ve çengelli iğne ile burnunu delmişse Sid hala orada yaşıyor.

Ölümünün ardından Germs vokalisti Darby Crash ile başlayan intihar zincirinde , kendilerini öldürenler intiharlarını sid”e adayarak onu selamlıyorlardı tıpkı Nancy Spungen”i öldürdüğü chelsea hotel”in 100 numaralı odasının bulunduğu 2. kata doğru ilerleyen asansörün 1. ve 2. katlar arasında birkaç saniye durması ve sonra yoluna devam etmesi gibi…

– SİNEKTEN YAĞ ÇIKARMAK –

Johnny Lydon ( rotten ) P.İ.L ( public image limited ) ile Joy Division’la birlikte post-punk döneminin kapılarını açarken Malcolm Mclaren ve diğer elemanlar sinekten yağ çpkarmak için her şeyi yapıyordu.
Sid vicious’un ölümünün üzerinden bir ay geçmeden 26 şubat 1979 tarihinde listelere 7 numaradan giren toplama albüm The Great Rock’n Roll Swindle piyasaya çıktı.Albümden çıkan altı 45’lik listelere üst sıralardan girdiler.
Hemen ardından 27 eylül 1979’da listelerde numaraya kadar yükselen ve içinde Bill Grundy ile yapılmış meşhur televizyon programınında bulunduğu ‘Some Product – Carry On Sex Pistols’ albümü piyasaya çıktı.
18 ekim 1979’da Malcolm mclaren ve jülien temple’ın üzerinde uzun zamandır çalıştıkları The Great Rock’n’Roll Swindle’ filminin prömiyeri yapıldı

1979 yılının sonlarına doğru Sid Songs adlı albüm yayınlandı.
İlerleyen dönemlerde Sex Pistols elemanları ve sid vicious’un annesi, Malcolm Mclaren’in kendileri üzerinden haksız kazanç sağladığını iddia ederek açtıkları davayı kazandılar. Malcolm Mclaren 1 milyon dolar ödemek zorunda kaldı.
1996 yılında Sex Pistols bas gitara tekrar Glem Matlock’ı alarak Filthy Lucre adlı bir dünya turuna çıktılar..Turnenin tamemen para için yapıldığı iddia edilsede büyük başarı elde ettiler.
2000 yılının Mayıs ayında Jülien Temple’ın belgesel niteliğinde olan filmi ‘The Filth And The Fury’ piyasaya çıktı.
8 kasım 2007 de Never Mind the Bollocks, Here’s the Sex Pistols albümlerinin çıkmasının 30. yılı şerefine Londra’daki Rixton Academy’de bir konser verdiler.
Hemen ardından johnny rotten , sex pistols’ın yeni bir albüm yapabileceğini açıkladı.

Yazı Özeti
SEX PISTOLS : MÜZİĞİN SURATINA ATILAN FAÇA
Yazı Adı
SEX PISTOLS : MÜZİĞİN SURATINA ATILAN FAÇA
Açıklama
Punk; insanlara herkesin olduğu kadar onların da gürültü çıkarma şanslarının olduğunu, buna hakları olduğunu söylüyordu üstelik bunu yaparken çok şey bilmeleri de gerekmiyordu ve bu çocukların çok hoşuna gitmişti...
Yazar
Yayımcı
Alengirli İşler
Logo
Facebook Yorumları

en son yazılar

alex morgan furbol kadın

En güzel 10 bayan futbolcu

Dünyanın en güzel kadın futbolcuları kimler? Futbol oynamak birçok uzman tarafından kadınlar
Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
En Başa Dön